Yapanın her şeyi göze alması gereken bir şey. Paralel evrende bir veya birden fazla kişi için ve/veya bir veya birden fazla olay için olmayan gerçekliği var etme çabasıdır. Kusursuzluğu için o paralel evrenin gerçeklikle mükemmel uyuşması gerekir. O yüzden sevgili sinir hücrelerimizle oynadığımız çok güzel bir oyundur aslında yalan söylemek. Sanattır. Yok olanı var etmektir. Kendi paralel evreninin tanrısı olmaktır. Ustası olmak uzun yıllar alır, olabilecek bütün etkenleri düşünmek için gerçekten tanrı olmak gerektiğinden, yapılan varsayımların tutma sayısı yalanın başarısıdır bir bakıma da.
Yalan önce insanın aklında başlar. Önce doğruluğu kabullenilir geçici de olsa. Dış etkenler düşünülür. (Örneğin, beden eğitimi dersinde derse katılmak istemeyen öğrenci kıyafetlerini evde unuttuğunu söyler; evinin yandığını söylemez.)
Amaca göre vuku bulur yalan. Boşu boşuna eyleme geçirilmez. "Hadi şu arkadaşı kandıralım" fikri bile eğlence amaçlıdır.
Her zaman sonu vardır. Yalanın ömrü doğruyla veya bir başka yalanla son bulur.
Tasarımını yaptığın o evrenin içinde yaşaman gerekebilir bazen.
Yalan kavramdır. Kurulan hayaller yalandır. Yaptığın kibarlık yalandır, suratına tükürmek istediğin köpeğe "merhaba abi" demem bundan olsa gerek. Dünyanın en iyi politikacıları tabii ki yalanı en iyi anlayanlardır herhalde. Şatafatlı hayat yaşayanlar yalanın dibine vururlar. Güzel filmler de yalandır, hem de en güzelinden. Sadece sonu hemen gelir. Yalanın etkisinden kurtulman biraz daha uzun sürebilir.
Yalan söylemek ise apayrı bir şey. Yalanın eyleme geçmesi gibi düşünülebilir.
Yalan söyleyene yalancı denir. Yalanlarla yaşayanlar ise hayalcidirler. (evet evet o benim) İdealistler o hep de söz edilen "hayallerde yaşayan ibneler"dendir. Peki bir yalancıya yalan söylendiğinde ne olur.
Genelde yemezler kolayına. Veya yerler bazen. Görüyorum bazen suratında yalanla yaşayanları. Seriye bağlanmış yalanları. Güzel ama başarısız.
Hiç yaşanmayan yalanlara ne demeli. Suratına gülüp arkadan iş çeviren romantiklere. Açık sözlülük çok acı olsa da yalan söylemeyi başaramayan yalancılara karşı tercihimdir.
Tercihim söylemekten çok inanmaktır aslında yalanlara. Ama bazen insan bakmadan da görebiliyor, dinlemeden de duyabiliyor.
Evet sevgili yalancı/hayalci dostlarım, bence ya açık sözlü olun canım acımasın; ya da daha iyi yalan söyleyin sonra canınız yanmasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder