Eylül 29, 2009

Gözyaşı

Nasıl oluştuğu hakkında pek bir bilgim olmayan birşey gözyaşı, içinde tuz olduğunu düşünüyorum, çok ağladığımda ağzıma tuz tadı gelirdi küçükken. Şu sıralar insanın pek ağlayası bile gelmiyor, tembellik böyle birşey olsa gerek.
Evet bu sıralar (3nokta)
Bu sıralar garip bir hal içinde olan vücudum, gereksiz bilgiler dışındaki hiçbirşeyi kabul edemiyor. O kadar yorgun ki PES isimli muhteşem ötesi oyunu oynarken bile zevk alamıyor. Mantıklı biri depresyonda olduğumu falan düşünebilir, hayır efendim, değilim, PES'ten zevk alamıyor dediğim bir vücut depresyona giremez, çünkü o çok daha fazla emek gerektiriyor. Ve işte ben bu düz zamanlarımda, hiçbir duyguyu da yeterli ölçüde yaşayamıyorum. Sevincim mutluluğum ve aynı şekilde üzüntüm kederim (3nokta) Bu dediklerimden hiçbiri yeterli ölçüde hissedilmiyor sevgili vücudum tarafından. Son zamanlardaki en büyük mutluluğum oturup bir tv dizisini bilgisayarımda reklamsız seyretmek ve istediğim yerde istediğim kadar reklam vermek. En büyük üzüntüm ait olmadığım yerlere şeklen ait olmam ama ayrılmak istediğimde buna içgüdülerimin karşı gelmesi.
Evet boş duyguların insanı olmak da değişik birşey, robotlaşan ruhum harika bir yapay zeka prototipi yaratabilir, çünkü o kadar salaklaştı sevgili bünyem. O da değil de asıl konuya nasıl bağlayacaksın çok merak ediyorum diyen kişiler için gelsin bu cümle. Ağlamayalı çok uzun süre oldu. (evet bağladım olay burada başlıyor gerisini kaale almasanız bile olur ) Bu da bende aşağıdaki duyguları uyandırıyor.
1. Sinirlerimi aldırdım kalbimin.
2. Zor günler geçirmiyorum
3. İyice düz adam oldum
4. İyice boş adam oldum
5. Ağlamak için duygusal birşeyler olması gerekiyor, öyle birşey yok.

Aklıma yatan en iyi seçenek 5; ama 3 ve 4 de yeterince mantıklı. Gözyaşı denen şey durup dururken akmıyor sanırım. Bana göre gözyaşı sanki duygusallığı gözden kusmak gibi birşey. Sinirden ağladığım günleri iyi hatırlayan biri olarak, içinde oluşan yaranın bağırması gibi birşey. Fışkırırcasına ağlatıldığım günlerde üzülen ben, şu an ağlayacak basireti gösteremediğim ve dümdüz bir insan olduğum şu günlere lanet ediyorum. Ağlayan görünce üzülüyorum, ağlama diyorum genelde.
Bugün iyi bir insanı ağlamışken gördüm, sesinin titremesi hiç hoşuma gitmedi ilk başta, acaba ne oldu dedim içimden, ağlatanı üzmek istedim.
Sonra da bunları düşündüm, arkadaşımın hakkındaki düşüncelerim olumsuzdan nötre döndü, ağladığı ve üzüldüğü için hala üzgünüm ama ağlayabildiği için şanslı sayılabilirdi.
Evet eveeet ağlamak zayıfların işi, erkek adam ağlamaz, güçsüzlüğün simgesi, korunma isteğinin simgesi diyebilirsiniz.
Deyin, herkes desin, halime ağlanılmaz ağlayamadığım için
Ama boş boş baktığım şu günlerde ağlayamadığım için ağlayıp antiparadoks yaratabilirim kendi kendime.
ve son olarak, basit yazar kişiler gibi güzel bir şiir ile bitirebilirim
"maviyi soruyordun; gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki"
edip cansever

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder